Now you can Subscribe using RSS

Submit your Email

5 Nisan 2014 Cumartesi

Eşrefpaşalılar Film Müziği (Etme)

Fatih Uğur
Eşrefpaşalılar Film Müziği (Etme)


Video

    

18 Mart 2014 Salı

Ney Dersi-1

Fatih Uğur
NEY TUTUŞ POZİSYONU;

Kendinizi yıllardır ney üfleyen bir neyzen gibi farz edip, neyinizin tüm perdelerini (deliklerini) parmaklarınızla kapatarak, neyi dudağınıza götürüp üflemeye çalışınız.
Bu aldığınız pozisyonu bozmadan, sizin pozisyonunuzun, aşağıda tarif edilecek 2 ayrı tutuş pozisyonundan hangisine uyduğunu tespit ediniz. Bu tespit ettiğiniz pozisyon beyninizin istediği tutuş şeklidir.
Şimdi aşağıdaki iki pozisyonu ayrı ayrı üçer dörder kere deneyiniz.

NEYİN 2 TÜRLÜ TUTUŞ POZİSYONU VARDIR;

1-) SAĞ EL YUKARIDA sol el aşağıda, neyi sol dizinize başpâreyi dudağınızın sol tarafına yerleştirip, üfleyiniz. İşte bu üfleme  pozisyonuna; SAĞ ELİMİZİ yukarıda tutup, SAĞ BAŞPARMAĞIMIZLA AŞÎRÂN PERDESİNİ KAPATARAK, vücudumuzun SAĞ tarafına üflediğimiz için SAĞ ÜFLEME POZİSYONU  denir.

2-) SOL EL YUKARIDA, sağ el aşağıda, neyi sağ dizinize, başpâreyi dudağınızın sağ tarafına yerleştirip, üfleyiniz. İşte bu üfleme  pozisyonuna; SOL ELİMİZİ yukarıda tutup, SOL BAŞPARMAĞIMIZLA AŞÎRÂN PERDESİNİ KAPATARAK, vücudumuzun SOL tarafına üflediğimiz için SOL ÜFLEME POZİSYONU  denir.

Yukarıda dikkatlice incelediğiniz bu tutuş pozisyonlarından hangisinde rahat olduğunuzu, Ney üfleyiş pozisyonunuzun bir daha değişmeyeceğini düşünerek tespit ediniz.

Çünkü; beynin konuşma merkezi genellikle el kullanımı ile bağlantılıdır. Beynin sol ön lobunda bulunma olasılığı çok yüksektir, bu nedenle sağ el kullanma alışkanlığı olan birisi beyinin sol yarısını daha etkin kullanıyor demektir. Aynı olay sol elini kullanan için beynin sağ yarısını etkin kullanıyor anlamına gelir. Bu nedenle sol elini kullanan birini sağ elini kullanmaya zorlamak konuşma merkezinde yeni uyarılara sebep olacağından, kekemelik gibi konuşma sorunlarına yol açabilir.
Artık sorulduğu zaman sağ veya sol üflüyorum demelisiniz.
Konserlerde, aynı notayı paylaşacağınız sazende arkadaşınızın, SAĞ üflüyorsanız sağınıza, SOL üflüyorsanız solunuza oturması gereklidir, aksi taktirde notaları rahat göremezsiniz.
Ney siparişi verirken SAĞ veya SOL üflediğinizi belirtmelisiniz ki; aşîrân  perdesi ona göre açılsın.


NEFES DEVRELERİ;

Neyden rahat ses çıkarabilmek için, önce kullanacağımız nefes devrelerini inceleyelim. Nefes devreleri, genç Neyzen adaylarının rahat ses çıkarabilmeleri için abartılı tarif edilmiştir. Ancak ileride ustalaştıkça bu devreler arasındaki farklar yok denecek kadar azalacaktır.

Birinci Devre: SICAK NEFES;
(Kışın üşüyen elimize üfler gibi  derinden yavaşça üflenen nefes)

İkinci Devre: ILIK NEFES;
(Sıcak yemek yerken kaşığımızdaki yemeği soğutur gibi üflediğimiz nefese benzetebiliriz)

Üçüncü Devre: SOĞUK NEFES;
(Mum alevini söndürür gibi üflediğimiz nefes)

Dördüncü Devre: RÜZGARLI NEFES;
(Yanan parmağımızı soğutur gibi üflenen nefes)

Beşinci Devre: ŞİDDETLİ NEFES;
(Mangal ateşini kuvvetlendirmek için üfler gibi, (Literatürde vardır fakat pek kullanılmaz)

Altıncı Devre: ÇOK ŞİDDETLİ NEFES;
Literatürde vardır fakat kullanılmaz, bilgi için ileride şema olarak verilecektir.

NEYDEN SES ÇIKARMA ÇALIŞMALARI;

Bu safhada kullanacağımız nefes ikinci Devre olarak isimlendirdiğimiz ılık nefes tir.
Küçük bir ayna, bir açısı 30 derece olan gönye, 3 milimetre çapında bir çubuk (tükenmez kalem içi veya radyo antenlerinin kırık bir bölümü vb.) yanınızda hazır bulunsun.
Elinize aynayı alarak söylediklerimi aynen uygulamaya çalışınız.
Dudağınızı ıslık çalacakmış gibi yapınız.
Sevimli bir çocuğu öpecekmiş gibi, dudağınızın, biraz daha önde olmasına özen gösteriniz.

Dudağınızın açıklığını sürekli ayna ile kontrol ederek, beş on dakika veya dudak açıklığını kontrolünüze aldığınıza kanaat getirinceye kadar ıslık çalınız.


Bu şekilde İkinci devre ılık nefesle ıslık çalmaya başlayınız. Ilık nefesi algılayabilmeniz için elinizin üstünü dudağınıza iyice yaklaştırınız. Elinizin dudağınıza uzaklığı bir-iki milimetre kadar olsun ve elinizin üstüne ıslık çalar gibi yavaşça üfleyiniz, üflemenin şiddetini, üflediğiniz noktanın ısındığını hissedinceye kadar azaltınız. Isı hissettiğiniz anda üflediğiniz nefes, Birinci devre sıcak nefestir. Şimdi şiddetini hafif artırıp ıslığınızın rüzgarından hafif bir serinlik hissetmeye çalışınız. İşte o andaki nefes de sizin ses çıkarırken kullanacağınız, İKİNCİ DEVRE ILIK NEFES tir. Biraz daha kuvvetli üfleyerek, elinizin üstünde, üşüten bir rüzgar hissettiğiniz andaki nefes de, "üçüncü devre soğuk nefes"tir. Bu nefes devreleri üzerinde birkaç kere alıştırma yapınız.

Ney üflerken, dudağınızın ortasındaki açıklık ne kadar yuvarlak olursa, ses o kadar güzel çıkar. Tabii ki yuvarlağın çapı da çok önemlidir. Neyzen Sadreddin ÖZÇİMİ'nin değişik zamanlarda ney üflerken tespit edilen kriterlerine göre ideal açıklığın çapı 3 milimetredir.
Sağ üflüyorsanız sağ elinize, sol üflüyorsanız sol elinize aynayı, diğer elinize de 3milimetre çapındaki kalem içini alıp ıslık çalınız. Aynadan, dudağınızın ortasındaki açıklığı kontrol edip, hem yuvarlak olmasına, hem de çapının 3milimetre olmasına özen göstererek, birkaç dakika ıslık çalınız. Kalem içini, dudağınızın oluşturduğu yuvarlak deliğe oturacak şekilde tutarak, dudağınızın ortasında oluşan açıklığın çapını kontrol edebilirsiniz.

Not: Ağızdaki bu 3 milimetrelik açıklık, sesin rahat çıkması ve nefesin ekonomik olarak kullanılabilmesi için tespit edilmiş en doğru şekildir. Bu açıklığın 3 milimetreden az olması halinde; Neyden cılız bir ses çıkacaktır, fazla olması halinde ise çok nefes tüketeceğinizden bir eserin icrasında sık sık nefes almanız gerekecektir ki bu durum eserin fazlaca kesilmesine ve icranın bozulmasına yol açar.




Neyinizin aşîrân perdesini bir bantla kapatınız çünkü ses çıkarma çalışmalarını bu şekilde yapacağız.
Normal yükseklikte (45cm. civarında) bir sandalyeye oturup dik durmaya özen gösteriniz.

Sağ üflüyorsanız sol elinizle, sol üflüyorsanız sağ elinizle neyinizi mikrofon tutar gibi başpârenin bir iki santim altından tutarak, sanki içi boş bir boru üfleyecekmiş gibi, sağ üflüyorsanız dudağınızın sol yarısına, sol üflüyorsanız dudağınızın sağ yarısına yerleştiriniz.

Neyinizi yere paralel ve yüzünüze 90 derece olacak şekilde tutunuz.
Aşağıdaki resimleri inceleyiniz.

         



Neyinizin başpâresi dudağınıza değer halde iken, aşağıya doğru 30 derecelik açı yaptırınız. Bu açıyı gönye ile kontrol ediniz.
Sağ üflüyorsanız sola, sol  üflüyorsanız sağa doğru 30 derecelik ikinci açıyı yaptırın.

Aşağıdaki  resimleri dikkatli inceleyiniz;

      

İşte Ney üflerken Neyin yüzünüze göre duracağı açı bu şekilde olacağından, ses çıkarma çalışmaları yaparken bu  tutuşu korumaya özen gösteriniz.
Çok önemli olduğu için tekrar hatırlatıyorum; başpâreyi dudağınızın neresine koyacağınızı daha önce açıklamıştım. Daha iyi anlamak için aşağıdaki resimleri dikkatlice inceleyiniz. Özellikle başpâreyi dudağınızın dış sınır çizgisinin 1-2 mm. iç tarafına koymaya özen gösteriniz.
Başpâreyi, Sağ üflüyorsanız dudağınızın ortasından başlayarak sol yarısına,

AŞAĞIDAKİ RESİMİ DİKKATLİCE İNCELEYİNİZ

       

Daha önce dudağınızın ortasındaki açıklığın 3 milimetre olacağına dikkat ederek, ıslık çalma çalışmaları yapmıştınız, tekrar aynı özeni göstererek ıslık çalmaya başlayınız. Islık çalmaya devam ederken, neyinizi yukarıda tarif ettiğim açı ile dudağınıza değene kadar yaklaştırınız. Bu arada ıslık çalmaya devam ediniz.
Not: Neyden ses çıkarmak için mutlaka ıslık çalınması gerekmez, ıslık çalarken dudağın aldığı şekil ses çıkarmaya çok uygun olduğu için çalışmalarımızı o şekilde yapıyoruz.

Başpârenin dudağınıza fazla baskı yapmamasına dikkat ediniz. Başpareyi sadece üflediğiniz orta kısmın haricindeki yerlerden hava kaçırmayı önleyecek kadar bastırmalısınız. Fazla bastırırsanız dudağınızın yorulmasına ve dudağınızda fiziksel bozulmalara yol açarsınız. Başpâre dudağınıza değdiği anda ıslık sesi Ney sesine dönüşür, Ney sesi çıkmadıysa başpâre dudağınıza değer şekilde ıslık çalarken, başpâreyi dudağınızdan kaldırmadan ve Neyinizin açılarını bozmadan, çok yavaş bir şekilde başpâreyi dudağınızla birlikte, 1-2 milimetre sağa, sola oynatarak ses arayınız. Bir süre sonra yavaş yavaş ıslık sesinin Ney sesine dönüştüğünü göreceksiniz. Tabiidir ki ıslığınızın Ney sesine dönüşmesi birkaç denemede olabileceği gibi birçok denemeden sonra da olabilir. Bu denemeler esnasında Neyinizin aşîrân perdesinin kapalı olacağını ve 2. Devre ılık nefes kullanacağınızı tekrar hatırlayınız.

Neyinizin arkasındaki aşîrân perdesi kapalı, önündeki tüm perdeler açık ve 2. Devre ılık nefes üfleyerek bulduğunuz bu ses, portenin 4. çizgisindeki RE (NEVÂ) sesidir.

RE (NEVÂ) sesini bulup, bir müddet çalışarak rahat çıkarır bir hale geldikten sonra çıkardığınız sesin gerçekten RE (nevâ) sesi olup olmadığını kontrol ediniz. Bu kontrol esnasında bir müzisyenin yardımını istemenizin daha doğru olacağı kanaatindeyiz.

Yeri gelmişken önemle bilmeniz gereken bir hususu belirtelim; neyinizin çeşidi (tonu) ne olursa olsun notalar hep aynı perdelerden çıkar (tabiidir ki frekanslar değişir). Konuyu açacak olursak; örneğin elinizde kız ney olsun re (nevâ) sesi almak için aşîrân perdesini kapatıp öndeki tüm perdeler açık halde iken 2. Devre ılık nefes üfleriz. Elimizdeki mansur, şah, yıldız veya başka tonda bir ney de olsa idi re (nevâ) sesini çıkarmak için aynı yukarıda yaptığımız gibi aşîrân perdesi kapalı öndeki perdeler açık ve ikinci devre ılık nefes üfleyecektik. Buradan yola çıkarsak kanun, ud, tanbur ve buna benzer sazlarda göçürme (transpose) yaparken göçürülen perdelerin yerleri değişir. Neyle göçürme (transpose) yaparken ise sadece ney değiştirilip aynı perdelere basılır. Bazı usta neyzenler çok zor olmasına rağmen aynı neyle göçürme (transpose) yapabilmektedirler.

Re (nevâ) sesini oluşturduktan sonra bu sesi ortalama bir hafta sürekli üfleyerek alıştırma yapınız. Bu çalışmaları yaparken, nefes alın, dudağınıza başpâreyi  koyup nefesiniz bitene kadar re (nevâ) üfleyin, tekrar neyi dudağınızdan çekip nefes alın, ve tekrar koyarak nefesiniz bitene kadar üfleyin. Bu işlemi defalarca tekrarlayınız. Net, berrak ve çok rahat bir nevâ sesi elde ettikten sonra, neyinizi 10-15 kere dudağınızdan çekip geri koyarak nevâ üfleyiniz, her üfleyişinizde sesi hiç aramadan, üfler üflemez anında nevâyı çıkarabiliyorsanız artık dizinizdeki gerçek tutuş pozisyonuna geçme zamanınız gelmiş demektir. Unutulmasın ki metoddan çok iyi istifade edebilmek için  kendi kendinizi kandırmadan tüm söylenilenleri harfiyen uygulamanız gerekir.


Normal üfleme şiddetindeki seslerin şemesı aşağıda görüldüğü gibidir.

Ney Nasıl Yapılır?

Fatih Uğur
Gerçekte, her birinin temel sesi gamın yedi sesinden biri olan yedi ana ney türü bulunur. Temel sesi fa diyez, do diyez, la diyez gibi bir ara ses olan neyler de vardır. Bunlar genel olarak “mabeyn neyler” olarak adlandırılmışlardır. Her mabeyn ney, temel sesi kendisininkinden yaklaşık yarım ton daha pes olan ana neyin adıyla birlikte anılır (şah mabeyni, mansur mabeyni gibi). Neyin perde delikleri, her iki elin ilk üç parmağıyla (başparmak dışında) kapatılır, serçeparmaklar hiç kullanılmaz. Arka delik ise, sağ elin başparmağıyla kapatılır.
     Ney, kamış çalgılar sınıfındandır. Türkiye dışında İran ve Arap ülkelerinde de yaygın olarak kullanılan üflemeli bir çalgıdır. Ney çalan sanatçıya “neyzen” denir. Ney yapımında kullanılan kamışın boğumlu, özellikle de dokuz boğumlu olması gerekir.
     Mevleviler’ce kutsal sayılan ve bu tarikatın ayinlerinde en önemli çalgı olarak yer alan ney, hemen hemen her dönemde, dindışı klasik Türk müziğinin de başlıca üflemeli çalgısı olmuştur. Ana neylerden ve mabeyn neylerden başka, bir de “nısfiye” denen neyler vardır.
     Yarım açılan en üstteki boğum dışında, öbür yedi boğum yeri tümüyle açılır. Altısı önyüzde, biri arka yüzde olan perde deliklerini açmak için neyin toplam boyunun 26′da biri ölçü olarak alınır. Arkadaki delik tam ortadadır. Ön delikler üçerli iki grup halindedir. İki grup arasında iki birim uzaklık bulunur. Her iki grubun delikleri arasında da birer birim uzaklık vardır. Şah, dâvut, mansur, kızneyi, sipürde, müstahsen, yıldız, bolahenk gibi, her biri değişik adla anılan çeşitli boylarda birçok ney türü vardır. Neyin boyu ne olursa olsun, delikler arasında aynı orantı bulunur.
     Çalgının üflenen ucuna boynuz, fildişi gibi maddelerden yapılan ve “başpare” denen, koni biçiminde bir ağızlık takılır. Çatlamasını önlemek amacıyla kamışın iki ucuna da, “parazvane” denen ve çoğu kez gümüşten yapılan birer bilezik geçirilir.
    Sol el, sol dize hafifçe dayanır; böylece ney yaklaşık 45 derecelik bir açıyla ağza yanaşmış olur. Bu durumu rahatça sağlamak için ney genel olarak oturarak çalınır. Dudaklar başpareye yandan bastırılır. Doğu müziğine özgü ara sesler, bazı deliklerin yarım ya da çeyrek açılmasıyla elde edilir. Ana sesler ise belli deliklerin tam açık ya da tam kapalı olmasıyla çıkar.
     Bunların boyu asıl neylerinkinin yansı kadardır ve nısfiyeler neylerden bir oktav daha tiz ses verirler. Ney gibi boğumlu kamıştan yapılan, ama deliklerinin düzeni değişik olduğundan, çalma yöntemi de farklı olan bir üflemeli çalgı daha vardır. “Girift” denen bu çalgı, cepte taşınabilecek ölçüde küçük boyutluydu. Girift 20. yüzyılın başlarında, unutulan çalgılar arasına girmiştir. Girift çalana “giriftzen” denirdi.

Coprights @ 2016, Blogger Templates Designed By Templateism | Copy Blogger Themes