Now you can Subscribe using RSS

Submit your Email
ney etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ney etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2014 Salı

Ney'e Başlarken Sorulan Sorular

Fatih Uğur
NEY alırken nelere dikkat etmeli?
Ney otantik haliyle, su kamışı ve manda boynuzu başpâreden yapılmaktadır. Boynuz başpâreler pahalı, yapımı çok zahmetli olsa da çabuk kırılabildiği için, derlin başpârelerde büyük gelişmeler olmuş ve daha yaygın bir şekilde kullanılmaya başlamıştır. Bunda boynuz başparenin sıcak ve soğuktan çok fazla etkilenmesi de rol oynamıştır. Bununla beraber günümüzde sert plastikten yapılan neyler de ses kalitesi ve akort sorunlarını gidererek profesyoneller dahil kullanılmaktadır.
Malzemesi nasıl olursa olsun, en önemli şey, akordunun doğru olması. Ses sahasının genişliği (tiz ve pest seslerin rahat çıkması) ve ses renginin güzel olması ney alırken dikkat etmeniz gereken en önemli etkenler.
İsteğiniz doğrultusunda deneyimli ustalara parazvânede, boğumların üzerinde, başpârede süslemeler yaptırabilirsiniz; lakin öncelikli olarak ses kalitesi düşünülmeli.

NEY öğrenmek için nelere dikkat etmeli?
1. Öncelikle akordu doğru olan bir neye sahip olmak gerekir; şayet akordu bozuk bir ney ile başlanması yanlış seslerin kulağa yerleşmesine sebep olur ki bu da uzun zamanda bile telafisi zor bir şekilde kişiyi geriletir.
2. Muhakkak iyi bir eğitmenden, haftada en az bir kere olmak üzere ders almalı. İyi bir müzisyen çok iyi bir eğitmen olabilir; lakin çok iyi müzisyenlik ile çok iyi eğitmenliğin ayrı kavramlar olduğuna da dikkat etmek gerekir ders alacağınız kişiyi seçerken.
3. Düzenli olarak günde en az 30 dakikanızı ney çalışmaya ayırmanız çok önemli. Hiç ney üflemediğiniz günler sizi geriletir. Bu bütün enstrumanlar için ve tüm müzisyenler geçerlidir. “Bir gün enstruman çalmadığınızda gerilemenizi yalnızca siz anlarsınız, ikinci gün sadece müzisyen olanlar anlar, üçüncü günse herkes… ” derler.
4. Çalışmalarınızı desteklemesi için etüd çalışma notaları, ses kayıtları, video kayıtları, metod kitabından eğitmen gözetiminde faydalanmak.

Kimler NEY üfleyebilir?
Düzenli ney eğitimi alarak, günde 30 dakikasını ayıran herkes ney üfleyebilir. Hemen herkesin “Benim nefesim güçlü değildir pek…” , “Sigara içiyorum…” , “Astım hastasıyım…” gibi düşüncelerle “Acaba benim nefesim yeter mi?” sorusu gelir aklına. Oysa ney üflemek için çok fazla çok güçlü nefesten ziyade, kontrollü nefes gerekir. Bu da eğitimle kişiye kazandırılır. İlk zamanlar biraz zorluk çekebilirsiniz; fakat bu sadece nefesinizi kontrollü kullanamadığınız içindir. Sonrasında her gün saatlerce ney üfleseniz de zorlanmayacağınızı kendiniz gözlemleyebilirsiniz.

NEY üflemeyi öğrenmek için yaşın bir önemi var mı?
Her yaşta ney üflemeye başlayabilirsiniz.

NEY üflemeyi öğrenmek için boy uzunluğunun bir önemi var mı?
Ney eğitimine standart olarak “Kız Ney” ile başlanır; lakin kişinin boyu çok kısa ise ve özellikle çocuklar için başlangıçta kullanılacak ney “Yıldız, Sipürde veya Bolahenk Nısfiye” akortta olabilir. Ayrıca çok zor olmadığı takdirde isteğe bağlı olarak “Mansur Ney” de tercih edilebilir.

2 Mart 2014 Pazar

Ney'e Yeni Başlayanlar

Fatih Uğur
…Öncelikle…
Ney başlangıç itibariyle zor bir sazdır.Fakat sesi elde ettikten sonra kolaydır.Aslında Türk müziğini kavrayabilme çabası bu sazı zorlaştırır.
Amacım kesinlikle bir şeyin ispatı değildir.Kimseye birşeyleri tek doğru olarak sunmuyorum.Bu işte öğrencilik hiç bitmez.Ben her zaman hocamın talebesiyim.Eskiden Ney hocaları talebesini “Sen artık neyzen oldun benim sana vebileceğim bir şey yok” diyerek imtihan ederlermiş. Eğer bir daha gelmezlerse bilinir ki o neyzen olamazmış.
Her zaman yeni şeyler öğrenmek lazım. Ben sadece ilmimin sadakasını verme çabasında olayım yeter. Bu paylaştıklarım sadece edindiğim birkaç tecrübeden ibarettir.
neyzen

…Sabır…
Bilinenin aksine ben Ney üfleme bırakılınca gerilediğini düşünmüyorum.Herkesin başına, başlarda uzun uğraşlar sonucu elde ettiği sesi ertesi hafta, hatta ertesi günü bulamamak gelmiştir.Bu noktada biraz sabır gerekir işte. Birçok kişiden şöyle duydum “Bu neyi hergün çalışmak gerekiyormuş.Bir gün bile üflemezsen en başa geri dönüyormuşsun.Bize göre değil bu iş acayip sabır istiyor”.
Önemli olan bu Ney’i haftada bir de olsa arada bir eline alıp üflemek. Yani önemli olan uzun vadeli bir çalışmadır. Tabiki ilk hafta ses çıkarmakla uğraşıyor olacağınız için en az 4-5 gün yarım saat veya daha fazla çalışın. Sonraki haftalar kademeli olarak haftada bir güne dahi düşürebilirsiniz, size kalmış.
neyzenler

…Nota Bilgisi…
En başta lisede öğrendiğiniz nota bilgisi yeterli olacaktır.Fakat sesleri elde etmeye çalışırken bunları hiç düşünmeyin bile.Ses çıkarmak size fazlasıyla yetecektir.Daha sonraları Ney’deki notaların yerlerini bilmeniz size yetebilir.Daha sonra diyez ve bemol (arızalı) notaların ney üzerindeki yerlerini öğrenmek gerekecektir.
vektörel nota

…Öğrencilik hiç bitmez…
Notaları öğrendiniz.Sesler oturdu.Artık elinize neyi alır almaz rahatlıkla ses çıkarıyorsunuz.O halde geç bile kaldınız.Hemen eser çalışmaya başlayın.Benim tavsiyem segah makamında teravih aralarında okunan salat-ı ümmiye’yi çalışmanız olacaktır. Çünkü eserin yarısı üç notadan ibarettir ve bu üç nota en kolay seslerdir

…Kendi sesinizi kaydedin…
İnsanlara ne duyurduğunuz önemli.Neyzenin amacı kendisinin duyduğu güzel nağmeleri başkasına duyurmaktır.Bir insan kendisi için neyzen olmaz.Dolayısıyla neyzenler üflerken alemden aleme de uçmazlar.Dinleyeni o alemlere götürme adına ızdırap çekerler. Neyzen kafasında zaten var olan bir nağmeyi veya sadâyı ney’e doğru aktarabilme ve bunu dinleyenlere ulaştırma çabası içinde olmalı.Bu nedenle kendi sesinizi kaydederek dinleyici kulağıyla kendinizi dinlemenizi tavsiye ederim.
Birçok neyzen kendisi dinlemeye bazen tahammül dahi edemez.Aslında bu iyi birşeydir. Sizin aşama kaydettiğinizi gösterir.Asıl kendinizi dinlediğinizde zevk almaktan korkun.

…Bol Bol dinleyin…
İyi neyzen olmanın yolu iyi taklit etmekten geçer.Bunun için iyi bir dinleyici olmanız gerekir.Niyazi Sayının kayıtlarını dinleye dinleye ezberleyin.Bir süre sonra siz farkına varmadan onun tavrını bile alabilirsiniz.Bunun yanında Necdet Yaşar, Tanbûri Cemil bey,Münir Nurettin Selçuk, Bekir Sıtkı Sezgin,Hâfız Kâni Karaca, Hâfız Sadettin Kaynak, Hâfız Sami, Hâfız Kemal’i (…vs.) arşivinizden eksik, kulağınızdan uzak etmeyin.

…Okuyuculuğunuzu Geliştirin…
Ney üflerken amaç insan sesini taklit etmektir. Çünkü yeryüzündeki en güzel enstruman insan sesidir.Dolayısıyla okuyuculuk neyzenliği ilerletir. Dikkat edin pek bilinmese de iyi neyzenler aslında iyi birer okuyucudurlar. Bu nedenle siz de çalabildiğiniz eserleri hem notasıyla hem de sözleriyle okumaya çalışın. Bu noktada okurken dikkat etmeniz gereken kafanızı ve çenenizi oynatmadan okumaya çalışmanızdır bu gırtlağınızın gelişmesine yardımcı olur.Hatta imkanınız varsa şan kursuna gidin.

…İyi Bir Hocaya Gidin…
Tavrı beğenilen tavsiye edilen bir hocadan imkanınız vaktiniz elverdiği sürece istifade etmeye çalışın. İyi bir hocayla kısa sürede çok mesafe kat edebilirsiniz.
Eğer devamlı gidemiyorsanız sesini kaydedip evde çalışın.Ama devamlı hoca değiştirmeyin.Çünkü bir neyzenin ak dediğine diğeri kara diyebilir.Bu da tavrınızı bozabilir. Yerinizde sayarsınız.

…Ney Alırken…
Tüm bunları ney’siz yapamazsınız tabi :)
Başlarken neye çok para vermeyin.Vereceğiniz para 100-150 lira arası olsun.Çünkü sesleri çıkarma aşamasında neyin iyi veya kötü olması size Bir şey kazandırıp kaybettirmez.Önemli olan neyin akordunun yerinde olması, ney’in diri gözükmesi, boğumlarının eşit olması, ney’in et kalınlığının normal olması ve Çapının baştan aşağıya eşit çapta olmasıdır.Ses çıkardıktan sonra arka deliği açtırmanız da sizin faydanıza olur.

www.neysadası.com

25 Şubat 2014 Salı

Ney

Fatih Uğur
Ney (Farsça: نی; Arapça: ناي‎; Türkçe: ney; diğer: nai, nye, nay, gagri tuiduk, ya da karghy tuiduk) üflemeli çalgıdır. Kaşgarlı Mahmut, Divân-ı Lügati't-Türk adlı Türk kültür ve dilini anlatan eserinde, Sagu denilen, "Erler" için düzenlenen, ölüm, erdem ve acıları anlatan tören'lerde kullanıldığını aktarmıştır.
"Ney", yakın zamanlarda Farsça'ya geçmiş olup nâ veya nay (kamış) adını almıştır. Arap toplumunda da üflemeli çalgıların hemen tümü için kullanılanmizmâr sözcüğü ise, (nefes borusu, ses organı anlamında) ney için de kullanılmıştır. Türkçede ise hemen her zaman ney olarak anılmıştır. Kavimler Göçünden çok eski zamanlardan kalan, Runik Harfler'in aslının henüz anlaşıldığı; Proto Türk Yazıtları zamanından kaldığı düşünülen kültür'izleri gibi miras kalmış olan, çok az kültürel öğelerin devamı olarak ise, bugünkü Romanya’da nayu olarak Ad'landırılır..
Sümer toplumunda MÖ 5000 yıllarından itibaren kullanıldığı sanılan bu çalgıya ait elimizdeki en eski bulgu, MÖ 3000-2800 yıllarından kalan bugün Amerika'da Philadelphia Üniversitesi Müzesi'nde sergilenen neydir. Çalgının o dönemlerde de dinsel törenlerde kullanıldığı sanılmaktadır.
Günümüzde ney, Türk sazı olarak anılmaktadır ve tasavvuf müziğinin bir simgesi haline gelmiştir. Bir müzik aleti için kullanılan çalmak yerine, Ney için üflemek tabiri kullanılır. Burada üflemenin mecazi bir anlamı vardır. Kaynağını İslam'da Allah'ın insanı yaratırken ruhu üflemiş olmasından alır.

Yapımı

Kargı denilen bir çeşit budaklı kamıştan yapılır. Bu kamışın tür olarak latince ismi arundo donax'tır. Türkiye'de güneydoğu, akdeniz ve ege bölgelerinde yetişir. Ayrıca Mısır (Nil nehri civarı), Suriye (Asi nehri civarı) ve Kuzey Kıbrıs'tan da neylik kamış toplanmaktadır. Akortlarına göre çeşitli boylarda olan ney, dokuz boğumdan meydana gelmiştir. Üzerinde altısı üstte biri altta olmak üzere 7 delik mevcuttur. Bu delikler, açkı ile delinerek elde edilir.
Neye son yüzyıllarda eklenmiş üflemeyi kolaylaştırıcı önemli bir bölüm de başparedir. Başpareler manda boynuzundan, fil dişinden, şimşir gibi bazı sert ağaçlardan ve son zamanlarda yaygınlaşan derlin denilen bir cins sert plastikten yapılır. Alt kalite neylerin başparelerinde normal plastik, PVC gibi malzemeler de kullanılmakla birlikte bir profesyonel için sayılan dört malzeme önerilmektedir.
Manda boynuzu başparenin kalitesini belirleyen en önemli etmenler, boynuzun 25 yaşlarında yani doğal ömrünün sonlarında ölmüş bir mandadan alınmış olması, yapısında çatlak ve kırık olmayacak şekilde sıkı olması ve ölçülere uygun olarak özenle hazırlanıp doğru şekilde cilalanmış olmasıdır.
Bir neyin düzgün akortlu olabilmesi için 9 adet boğumdan oluşması ve bu boğumların her birinin birbirlerine eşit olması şarttır ki böyle bir kamışın sazlıkta bulunması çok enderdir. Bu sebeple ney yapımcıları perde deliklerini açarken kaydırma denilen bir yöntem kullanarak neyin akordunu istenilen frekanslarda ayarlamaktadırlar. İdeal ölçülerde bir neyin fiyatı çok yüksektir ve bulunması çok zordur.
Profesyonel kalitede bir neyde aranacak özellikler; kamışın sarı renkli ve sık lifli olması, çok kalın ya da ince olmaması, boğum genişliklerinin ve boylarının orantılı biçimde azalmasıdır..

Mesnevi'de Ney

Mesnevi ilk 18 beytinde neyden bahseder sonraki 6 cildinde de bunu açıklar. Burada ney sembolü altından bir dünya görüşü ve bir medeniyet anlatılır. Neyzen olmakla bu dünya görüşünü öğrenmeye de talip olmak da ilişkilendirilmektedir.
Başlıca 13 çeşit ney vardır. Kısadan uzuna doğru ana ahenk ve ara ahenk (mabeyn) ney çeşitleri aşağıdaki gibidir:
Ney ÇeşidiKarar Perdesi (Osmanlı musıkisi)Karar perdesi (Batı musıkisi)Ortalama Boyu
Bolahenk NısfiyeHüseyniMi520 mm
Bolahenk-Süpürde MabeyniHisarMi bemol550 mm
Süpürde NeyNevaRe580 mm
MüstahsenNim HicazDo diyez620 mm
Yıldız NeyÇargahDo665 mm
Kız NeyBuselikSi710 mm
Kız-Mansur MabeyniDik KürdiSi bemol745 mm
Mansur NeyDügahLa780 mm
Mansur-Şah MabeyniZirgüleLa bemol820 mm
Şah NeyRastSol860 mm
Davud NeyIrakFa diyez910 mm
Davud-Bolahenk MabeyniAcem AşiranFa970 mm
Bolahenk NeyHüseyni AşiranMi1 m 40 mm
Not: Neylerin uzunlukları yaklaşık ölçülerdir. Kamış çapına ve hacmine bağlı olarak bu oranlar artı ya da eksi değişkenlik gösterirler.
Neylerin boyları uzadıkça ses elde edilmesi, kontrolü ve parmakların perdelere rahatça ulaşıp kıvrak hareket edebilmesi zorlaşmaktadır. Bu nedenle neye yeni başlayacak bir kişiye mansur veya kız neyi gibi orta-üst uzunlukta neyler tavsiye edilmektedir. Bu neylerde hakimiyet sağlayan kişi daha kısa neylerde kolayca başarılı olabilir. Şah ney günümüzde bazı usta neyzenler tarafından solo olarak kullanılmakta, Davud ney çok nadiren kullanılmakta, Davud-Bolahenk Mabeyni ile Bolahenk neyler ise hemen hiç kullanılmamaktadırlar. Klasik Osmanlı Musıkisi icracıları genellikle mansur, kız, yıldız ve sipürde ahenklerinde icra ettiklerinden bu ahenklerdeki neyler en çok kullanılanlardır.

İcrası,

Ney icra olanakları açısından zengin ve teknik yönden güç bir çalgıdır. Neyden sağlıklı bir ses çıkarılması bu çalgıya yeni başlayan birinin karşılaşacağı ilk engeldir. Kişisel seçime bağlı olarak sağ ya da sol üflemeyi seçtikten sonra neyzen adayının kendi dudak ve diş yapısına uygun dudak pozisyonunu ve üfleme açısını deneme yanılma yoluyla bulması ve bu pozisyonu pürüzsüz bir ses çıkartacak şekilde oturtması ilk aşamada kazanılması gereken bir alışkanlıktır. Bu sebeple neyden çıkarılması en kolay ses olan neva sesi üzerine yoğunlaşılmalıdır. Daha sonra perdeler gittikçe kapatılarak peste doğru nim hicaz, çargah, segah, kürdi, dügah ve rast sesleri sürekli üflemek suretiyle oturtulmalıdır. Bu aşamadan sonra neyzen adayı zor yolu seçerek dem sesler denilen ve acem aşiran perdesinden aşağıya doğru pestleşen perdelere yoğunlaşabilir ya da nevadan tiz perdeleri ekleyerek ses üflemeye devam edebilir. Neyde eser icra edilmesi, aşılması kişinin yeteneğine göre ortalama iki, üç ya da dört yıl süren teknik zorlukların ortadan kalkmasından sonra anlam kazanır. Çünkü teknik zorlukları aşmamış bir neyzen adayının ses rengi, müzikalite, nüanslar ve ney tavrı gibi ileri aşama noktalarda başarı göstermesi beklenemez. Bu süreç geride kalana kadar bazı icrası kolay eserler etüd olarak çalışılabilir. Ney perdesiz ve öğrenilmesi güç bir çalgı olduğu için musiki konusunda yeteri kadar eğitimi olmayan birinin mutlaka bir eğitmen gözetiminde çalışması gerekir.
Neyde sesler dem ses denilen temel sesler ve bunların doğuşkanlarından elde edilir. Perde olarak da adlandırılan delikler nefesin çıkacağı noktaları belirtip neyin iç kısmındaki hava sütununun uzunluğunu tayin ederler. Üfleme şiddetine göre aynı perdeden doğuşkanlar sırasına göre pek çok ses elde edilir. En hafif üflemede önce sesin kendisi ya da temel ses, daha şiddetli üflendiğinde onun sekizlisi, sonra bir önceki sesin beşlisi ve son olarak aynı oktavın sekizlisi en çok kullanılan sesleri oluşturur. Bundan daha şiddeti üflendiğinde çıkan tüm sesler bir fisagor koması pes çıkacağı için dik düşünülerek üflenmelidir. Böylece kaba rasttan tiz nevaya kadar iki buçuk oktav olan ses sahası, üç oktava yakın bir noktaya kadar genişletilebilir. Tampere sisteminde icra edilirken perdelere yarım basma ya da dudak - başpare açısını değiştirme gibi yöntemler uygulanır.
Neye özgü süslemeler çarpma denilen parmak süslemeleri, triller, mordanlar ve kaydırma denilen glissando ve portamento hareketleridir. Bu kaydırmalar üflenilen seslere hakim olmayı ve ahenkli bir dudak - parmak uyumunu gerektirir.
Neyin sesi pek çok enstrumanda olduğu gibi çalındıkça güzelleşir. Ancak tınısal karakterdeki bu değişim neyde çok belirgindir. Üflendikçe neyin ses kutusu denilen ilk boğumundan başlayarak kamışın iç kısmı zamanla kararır. Yanma denilen bu olay neyzenin soluğundaki asidin kamış yüzeyine nüfuz ederek ince bir tabakayı hafifçe yakmasından kaynaklanır. Bu durum çok yavaş bir süreç içinde gerçekleşir ve ney üflenmeye başlandıktan ortalama 6 ay sonra genellikle küçük bir leke olarak başlar. Bu süreç tamamlanana yani neyin tüm iç kısmı kararana kadar geçen zamanda neyden çıkan ses gittikçe farklılaşarak yanık ve doğuşkanlar yönünden zengin, etkileyici bir karakter kazanır.
Ney perdesiz bir çalgıdır. Dolayısıyla Klasik Osmanlı Musıkisi yanında Batı Musıkisi, Popüler ve Caz musikileri, Halk Musıkisi gibi pek çok türün ses sistemlerinde icra edilebilir. Neyde transpozisyon (göçürüm) farklı boylarda neylerin eserin ahengine (tonuna) göre seçilmesi yoluyla ya da neyzenin çok zor olan dudak transpozisyonunda icra etmesiyle elde edilir. Neyin ortalama 2,5 oktav olan ses genişliği neyzenin ustalığına bağlı olarak 3 oktava kadar çıkabilmektedir.

Ney Bakımı ve Korunması,

Ney, doğal ve hassas bir malzeme olan kamıştan yapıldığı için bakımı ve korunması uzun ömürlülüğü ve verimliliği açısından çok önemlidir. Çalgı darbelerden, ani sıcaklık değişimlerinden, çok soğuk ve çok sıcak ortamlardan korunmalıdır. Ney üflenmeden önce ağız temizliğine dikkat edilmeli ve ağız içinde yemek artığı olmamalıdır. Neyin bir diğer düşmanı ise nemdir. Çok nemli ortamlardan korunması yanında ney üflendikten sonra mutlaka oda sıcaklığında açık ortamda bir süre tutulmalı ve nefesin kamış içinde yoğunlaşmasından ortaya çıkan suyu atması sağlanmalıdır. Buna dikkat edilmediğinde ve yemek yedikten hemen sonra üflendiğinde neyin içinde ortaya çıkan küf ve bakteri plağı gibi oluşumlar neyin sesinin kapanmasına yol açabilir. Ses kutusu içinde oluşan bu katmanlar pamuklu bir kulak temizleme çubuğuyla nazikçe temizlenebilir. Ancak bu yapılırken ses kutusunun hemen dibindeki deliğe müdahale edilmemelidir. Bu delik etrafında oluşan katmanların üfleme yoluyla kendiliğinden ortadan kalkması beklenmelidir.
Neyin bakımında önemli bir başka nokta da neyin yağlanmasıdır. Bu işlem için kullanılabilecek en iyi yağ çok ince ve tortu bırakmayan bir yağ olan susam yağıdır. Ancak çok pahalı bir yağ olması nedeniyle susam yağı temin edilemediğinde katkısız yemeklik fındık yağı veya tatlı badem yağı kullanılabilir. Yağlama işleminden önce neyin iç kısmında hiç nem olmamalıdır. Bu sebeple yağlanacağı gün neyin üflenmesi tavsiye edilmez. Yağlama metodu olarak en sık kullanılan yöntem neyin boyundan daha uzun ve çapından daha geniş ve alt kısmı kör tapayla kapatılarak yalıtılmış bir PVC borunun içine yağ konularak neyin başparesi çıkarılmış halde bu tankın içine ses kutusu alta gelecek şekilde batırılması yöntemidir. Burada yaklaşık 10 dakika tutulan ney, çıkartılarak fazla yağın bir süre akması beklenmeli, daha sonra gazete kâğıdı gibi bir örtünün üstüne yatırılarak dış kısmındaki fazla yağ silinmelidir. En son olarak ney en alt kısmından başaşağı duracak şekilde bir sicim yardımıyla sabit bir noktaya asılmalı ve altına süzülen yağı toplayacak bir kap konulmalıdır. Bu şekilde yaklaşık 7-8 saat tutulan neyin iç kısmındaki yağın emebileceği kadar kısmını emmesi ve kalan tüm fazla yağı atması sağlanır.
Yağlama periyodları yeni bir neyde ilk 3 ay için haftada bir, ikinci üç ay için 15 günde bir, sonrası içinse ayda bir uygulanmalıdır. Yaşı bir yılı aşan neylerde genellikle 3 ayda bir yağlama yeterli olmaktadır. Çünkü bir yıldan sonra neyin iç kısmı büyük ölçüde kararmış olacak ve bu yanık tabaka aynı zamanda koruyucu bir katman oluşturacaktır ve iç kısmı kaplayan zar ortadan kalkacağı için ney yağı daha fazla oranda emebilecektir.
Başparelerin bakımında kullanılan malzeme önemlidir. Delrin başpareler hiç bakım gerektirmezler. Manda boynuzu ve ağaç başparelerin ise yağlanmaları malzemeyi ve titreşime duyarlılığı korumak açısından şarttır.

Son Yıllardaki Gelişmeler,

Ney sazının tasavvuf musikisi dışında Türk Sanat musikisinde de kullanımı ve Sanat musikisi bestakârlarının Tasavvuf Musikisi de bestelemelerinin sonucunda ney ile üflenemeyen ara değer notalar için bir arayışa girilmiştir. Özellikle "Kutb-ün Nayi" Niyazi Sayın ile ney için olmayacak bir ses olan Hisar (Mi bemol) artık üflenebilir hale gelmiştir. Deliklerin belli ölçülerde kapatılması ve kafanın içe veya dışarı çevrilmesi ile Türk Sanat Musikisindeki 9 komalık sistemdeki ara sesler icra edilebilmektedir.

2006 yılında yapılan ilk "cam ney".
Cam ney tasavvufla cam sanatını bir araya getiren çalışmadır. Türkiye'de ilk kez 2006 yılında yapılmıştır.

Tanınmış Neyzenler

Bugün hayatta olmayan tanınmış neyzenler

Kutb-ün Nayi Osman Dede, Kutb-ün Nayi Aka Gündüz Kutbay, Sultan 3. Selim, Şeyh Yusuf Dede, Şeyh Mustafa Nakşi Dede, Kazasker Mustafa İzzet Efendi, Mehmed Said Dede, Neyzen Yusuf Paşa, Neyzen Dede Sâlih Efendi, Neyzen Aziz Dede, Neyzen Tevfik (Kolaylı), Neyzen Emin Dede (Yazıcı), Rauf Yekta Bey, Hüseyin Fahreddin Dede, Ressam Halil Dikmen, Halil Can, Süleyman Erguner (dede), Emin Kılıç Kale, Hayri Tümer, Gavsî Baykara, Ulvi Erguner, Burhanettin Ökte, Ahmet Polatöz , Polat Kale, Fuat Türkelman, Doğan Ergin, Ârif Biçer, Sencer Derya, Ekrem Vural olarak sıralanabilir.
Bugün hayatta olan neyzenler:
Kutb-ün Nayi Niyazi Sayın, Salih Bilgin, Ahmet Yâkuboğlu, Selâmi Bertuğ, Fikret Bertuğ, Şemsettin Güvey, Ömer Erdoğdular, Sadrettin Özçimi, Kudsi Ergüner, Süleyman Ergüner (torun), Ümit Gürelman, Ârif Erdebil, Mahmut Bilki, Uğur Onuk, Ali Sezâî Balakbabalar, Yavuz Akalın, Murat Sâlim Tokaç, Yusuf Kayya, İbrahim Benlioğlu, Sâlih Bilgin, Aziz Şenol Filiz, Mustafa Güvenkaya, Yavuz Ballıoğlu, Hüseyin Kutsî Sezgin, Fahrettin Acar, Ahmet Şahin, Ahmet Kaya, Arif Şenyüz, Abdullah Güneş, Cevdet Yıldız, Ömer Bildik, İlhan Barutçu ve Kâşif Demiröz olarak sıralanabilir.

Coprights @ 2016, Blogger Templates Designed By Templateism | Copy Blogger Themes